Vatandaşın Cebine Güveni Sarsıldı! Tüketici Güveni Ekimde Yüzde 7,7 Çöktü
TÜİK'e göre tüketici güven endeksi ekimde 91,9'dan 84,8'e geriledi. Hanenin mevcut maddi durumu endeksi yüzde 9,3 düşerek 68,3'e indi; harcama yapma isteği de azaldı.
Hanelerin ekonomiye ve kendi bütçelerine bakışı ekim ayında belirgin şekilde kötüleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Merkez Bankası'nın birlikte yürüttüğü Tüketici Eğilim Anketi'ne göre tüketici güven endeksi, eylüldeki 91,9 seviyesinden yüzde 7,7 düşüşle 84,8'e geriledi. Alt endekslerin tamamında düşüş görülürken, en sert gerileme hanelerin bugünkü maddi durumuna ilişkin değerlendirmede yaşandı.
Endeks ne anlatıyor?
Tüketici güven endeksi 0 ile 200 arasında değer alıyor. Endeksin 100'ün üzerinde olması tüketicilerin genel olarak iyimser, 100'ün altında olması ise kötümser olduğunu gösteriyor. Ekimde 84,8'e inen endeks, kötümserliğin derinleştiğine işaret ediyor. Bir ay önce 91,9 olan değerle kıyaslandığında, hanelerin kısa sürede çok daha karamsar bir tabloya geçtiği görülüyor.
Hanenin maddi durumu 68,3'e geriledi
Alt endeksler arasında en dikkat çekici düşüş "mevcut dönemde hanenin maddi durumu" başlığında yaşandı. Bu endeks aylık yüzde 9,3 azalarak 75,3'ten 68,3'e indi. Endeksin bu kadar düşük seviyede olması, ankete katılan hanelerin önemli bir kısmının maddi durumunun bir yıl öncesine göre kötüleştiğini düşündüğünü gösteriyor. Kira, gıda ve faturalardaki artışlar, gelirleri sabit kalan aileler üzerindeki baskıyı artırıyor.
Gelecek 12 ay için de umut azaldı
Hanelerin geleceğe bakışı da kötüleşti. Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi eylüldeki 93,7'den yüzde 7,7 düşüşle 86,4'e indi. Gelecek 12 ayda genel ekonomik durum beklentisi endeksi ise yüzde 9 azalışla 89,8'den 81,7'ye geriledi. Yani vatandaşlar yalnızca bugünden değil, önümüzdeki bir yıldan da daha az umutlu.
Harcama isteği de düştü
Gelecek 12 ayda beyaz eşya, mobilya, otomobil gibi dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi de geçen ayki 108,8'den yüzde 5,6 düşüşle 102,7'ye geriledi. Bu endeks hâlâ 100'ün üzerinde olsa da düşüş, hanelerin büyük alışverişleri ertelemeye başladığına işaret ediyor. Perakende ve dayanıklı tüketim sektörleri açısından bu veri, yılın son çeyreğinde talebin zayıf kalabileceği sinyali olarak okunuyor.
Ekim neden bu kadar kötü geçti?
Anket döneminde gündemde çok sayıda olumsuz başlık vardı. Bölgesel jeopolitik gerilimler, yükselen enerji fiyatları, bazı illerde yaşanan sel felaketi ve yatırım fonlarında yaşanan sorunlar, haneleri tedirgin eden gelişmeler arasında yer aldı. TÜİK verileri doğrudan bir neden belirtmese de bu tür belirsizlik dönemlerinde tüketici güveninin genellikle düştüğü biliniyor. Merkez Bankası'nın ekim toplantısında faizi 100 baz puan indirmesi ise kredi maliyetlerinde gevşeme beklentisi yaratarak önümüzdeki aylarda güvenin bir miktar toparlanmasına katkı sağlayabilir.
Tüketici güveni neden bu kadar önemli?
Tüketici güveni, ekonominin nabzını tutan öncü göstergelerden biri olarak kabul ediliyor. Türkiye'de ekonomik büyümenin önemli bir bölümü hane halkı harcamalarından geliyor. Vatandaşlar geleceğe güvenle baktığında daha fazla harcama yapıyor, kredi kullanıyor ve büyük alımları öne çekiyor; bu da üretimi, istihdamı ve vergi gelirlerini destekliyor. Güven düştüğünde ise haneler tasarrufa yöneliyor, alışverişleri erteliyor ve talep zayıflıyor. Bu nedenle ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası da bu veriyi para politikası kararlarında yakından izliyor. Ekimdeki sert düşüş, iç talebin zaten zayıf seyrettiğine dikkat çeken Merkez Bankası değerlendirmeleriyle de uyumlu bir tablo çiziyor.
Piyasalar için sinyal
Dayanıklı tüketim mallarına harcama isteğindeki gerileme, otomotiv, beyaz eşya ve mobilya gibi sektörler için de önemli bir sinyal. Bu sektörlerdeki firmaların yıl sonu kampanyalarını ve taksit seçeneklerini artırarak talebi canlandırmaya çalışması bekleniyor. Tüketiciler açısından ise bu durum, pazarlık payının arttığı ve kampanyaların çoğaldığı bir dönem anlamına gelebilir.
Bütçenizi korumak için
Ekonomistler, belirsizlik dönemlerinde hanelerin harcamalarını gözden geçirmesini, zorunlu olmayan büyük alımları planlı yapmasını ve yüksek faizli kredi kartı borçlarından mümkün olduğunca kaçınmasını öneriyor. Kasım ayında açıklanacak yeni tüketici güven verisi, ekimdeki düşüşün geçici mi yoksa kalıcı bir eğilimin başlangıcı mı olduğunu gösterecek.