Amirinden Yazılı İkaz Alan Memurlar Dikkat! Danıştay Hukuka Aykırı Buldu
657 sayılı Kanun'da 'yazı ile ikaz' diye bir yaptırım yok. Danıştay, özlük dosyasına giren ikaz yazısının memurun haklarını zedeleyebileceğine ve dava konusu olabileceğine hükmetti.
Kamu kurumlarında sık karşılaşılan bir uygulama, memura disiplin cezası vermek yerine "daha dikkatli olması" yönünde yazılı ikazda bulunulması. Pek çok memur bu yazının ceza olmadığını düşünerek üzerinde durmuyor. Oysa Danıştay kararları, özlük dosyasına konulan bu yazının ileride atama, terfi ve ödüllendirme gibi işlemlerde memurun aleyhine kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Üstelik 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda böyle bir yaptırım hiç bulunmuyor.
Kanunda "yazılı ikaz" diye bir ceza yok
657 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi, amirleri maiyetindeki memurları yetiştirmek, onların hal ve hareketlerini takip etmek ve görevlerin zamanında yapılmasını sağlamakla sorumlu tutuyor. 11'inci madde ise memurların amirlerinin verdiği görevleri yerine getirmekle yükümlü olduğunu düzenliyor. Ancak bu denetim yetkisi, amire kanunda yer almayan bir yaptırım uygulama imkânı vermiyor. Kanun'un 125'inci maddesinde en hafif disiplin cezası uyarma olarak belirlenmiş; uyarmanın uygulanamayacağı durumlarda memuru "cezai mahiyette olmamak üzere yazı ile ikaz" etmeye imkân tanıyan bir hüküm yok. Üstelik uyarma cezası verilebilmesi için bile usulüne uygun bir soruşturma ya da inceleme yapılması ve cezanın yetkili disiplin amirince verilmesi gerekiyor.
657'deki disiplin cezaları neler?
Kanun'da disiplin cezaları ağırlık sırasına göre beş başlıkta sayılıyor. Uyarma, memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazıyla bildirilmesi; özürsüz göreve geç gelmek ya da kılık kıyafet kurallarına uymamak gibi fiilleri kapsıyor. Kınama, memura kusurlu olduğunun yazıyla bildirilmesi anlamına geliyor. Aylıktan kesme cezasında brüt aylığın 1/30'u ile 1/8'i arasında kesinti yapılıyor. Kademe ilerlemesinin durdurulması, fiilin ağırlığına göre 1 ila 3 yıl uygulanıyor. En ağır ceza olan Devlet memurluğundan çıkarma ise kişinin bir daha memurluğa atanamamasını sonuçluyor. Uyarma, kınama ve aylıktan kesmeyi disiplin amirleri verirken, kademe durdurma cezası disiplin kurulu kararıyla atamaya yetkili amir tarafından veriliyor.
Özlük dosyası neden bu kadar önemli?
Kanun'un 109'uncu maddesine göre her memur için bir özlük dosyası tutuluyor. Bu dosyada memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri, varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları, aldığı disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgeleri yer alıyor. Özlük dosyası; memurun başarı ve yeterliğinin belirlenmesinde, kademe ve derece ilerlemelerinde, emeklilikte ve hizmet ilişkisinin sona ermesinde mutlaka dikkate alınıyor. Yazılı ikaz da bu dosyaya girdiği için, ceza olmasa bile ileride memurun karşısına çıkabiliyor.
Danıştay ne dedi?
Danıştay 12. Dairesi'nin yerleşik kararlarına göre memuru daha dikkatli olması konusunda uyaran yazı doğrudan bir disiplin cezası sayılmıyor. Ancak Daire, yazının özlük dosyasına konulduğuna ve idarenin takdir yetkisini kullanacağı atama, terfi ve ödüllendirme işlemlerinde göz önünde bulundurulabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle yazılı ikaz, memurun hukuki durumunu olumsuz etkileyebilecek, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olarak kabul ediliyor. Danıştay'ın bozma kararına uyan bir idare mahkemesi de kanunda böyle bir yaptırım türü bulunmadığını belirterek işlemi hukuka aykırı buldu ve iptal etti.
Cezalar ne zaman silinebiliyor?
Kanun'un 133'üncü maddesine göre memurluktan çıkarma dışındaki cezalar belirli bir süre sonra özlük dosyasından silinebiliyor. Bunun için memurun atamaya yetkili amire başvurması gerekiyor. Uyarma ve kınama cezalarında 5 yıl, diğer cezalarda ise 10 yıl geçmesi şartı aranıyor. Kanunda yeri olmayan yazılı ikaz için ise böyle bir silme süresi de tanımlanmamış durumda.
Yazılı ikaz alan memur ne yapmalı?
Mevzuat, yargı kararları ve Kamu Denetçiliği Kurumu'nun emsal tavsiyeleri birlikte değerlendirildiğinde yazılı ikazın, ceza gibi sonuç doğurmasa da memurun haklarını zedeleyebileceği görülüyor. Bu durumda memur, işlemin kanuni dayanağı bulunmadığını belirterek idareden yazının geri alınmasını talep edebiliyor. Geri alma işleminin, yazının tüm hüküm ve sonuçlarını geçmişe dönük olarak ortadan kaldıracak şekilde yapılması gerekiyor. İdare talebi kabul etmezse iptal davası yolu da açık bulunuyor. Dava açma süresinin kaçırılmaması için tebliğ tarihinin not edilmesi ve gerekirse bir hukukçudan destek alınması öneriliyor.