Devletin Borcu 16,2 Trilyon Lirayı Aştı! Şimşek: Türkiye Avantajlı Konumda

Merkezi yönetim brüt borç stoku eylül sonunda 16 trilyon 202 milyar liraya ulaştı. Bakan Şimşek ise Türkiye'nin borçluluk düzeyinin dünya ortalamasının çok altında olduğunu vurguladı.

Devletin Borcu 16,2 Trilyon Lirayı Aştı! Şimşek: Türkiye Avantajlı Konumda

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre merkezi yönetimin brüt borç stoku eylül sonu itibarıyla 16 trilyon 202,2 milyar liraya ulaştı. Aynı günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dünya genelinde borçluluğun rekor seviyelere çıktığına dikkat çekerek Türkiye'nin bu açıdan avantajlı bir konumda bulunduğunu söyledi. Merkez Bankası'nın finansal hesaplar raporu da ekonominin toplam borcunun milli gelire oranının bir miktar gerilediğini gösterdi.

Devletin Borcu 16,2 Trilyon Lirayı Aştı! Şimşek: Türkiye Avantajlı Konumda

Borcun yarıdan fazlası döviz cinsinden

Eylül sonu itibarıyla 16 trilyon 202,2 milyar lira olan merkezi yönetim brüt borç stokunun 7 trilyon 983,2 milyar lirası Türk lirası, 8 trilyon 219,1 milyar lirası ise döviz cinsinden borçlardan oluşuyor. Hesaplamaya göre toplam borcun yaklaşık yüzde 51'i döviz cinsi borçlardan meydana geliyor. Bu yapı, kurdaki hareketlerin borç stokunun Türk lirası karşılığını doğrudan etkilediği anlamına geliyor. Kur yükseldikçe döviz borcunun lira cinsinden değeri de artıyor.

Brüt borç stoku neyi kapsıyor?

Merkezi yönetim brüt borç stoku, Hazine'nin iç ve dış piyasalardan yaptığı tüm borçlanmaların toplamını gösteriyor. İç borç büyük ölçüde Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) gibi tahvil ve bonolardan, dış borç ise uluslararası piyasalarda ihraç edilen eurobondlar ve uluslararası kuruluşlardan alınan kredilerden oluşuyor. Borç stokunun nominal olarak yükselmesi tek başına olumsuz bir gösterge sayılmıyor; asıl önemli olan borcun milli gelire oranı, vadesi ve faiz maliyeti. Bu nedenle ekonomistler, borç stokunu değerlendirirken GSYH ile kıyaslamayı ve borcun döviz kompozisyonunu birlikte izlemeyi öneriyor.

Şimşek: Dünyada borç yüzde 300'ü aştı

Bakan Şimşek, İstanbul'da düzenlenen 19. Verona Avrasya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada, dünya genelinde toplam borcun küresel hasılaya oranının yüzde 300'ü, gelişmekte olan piyasalarda ise yüzde 230'u aştığını hatırlattı. "Türkiye bu açıdan avantajlı bir konumda. Türkiye'nin borçluluk düzeyinin düşük olması ekonomik şoklara karşı dayanıklılığını artırıyor" diyen Şimşek, Türkiye'nin küresel ticaret ve lojistikteki konumunu güçlendirmesinin önemine de dikkat çekti.

Toplam borç milli gelirin yüzde 92'si

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 2026 yılının ikinci çeyreğine ait Finansal Hesaplar Raporu'na göre, kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan toplam borcun gayri safi yurt içi hasılaya oranı yüzde 92 olarak gerçekleşti ve bir önceki çeyreğe göre bir miktar azaldı. Bu oran devlet, şirketler ve hane halkının toplam borcunu kapsıyor. Raporda, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye'de yerleşik sektörlerin toplam borcunun düşük seviyede olduğu vurgulandı.

Devletin Borcu 16,2 Trilyon Lirayı Aştı! Şimşek: Türkiye Avantajlı Konumda

Hane halkı alacaklı, şirketler ve devlet borçlu

Raporda, yurt içi sektörlerin toplam finansal varlıklarının 237 trilyon lira, yükümlülüklerinin ise 255 trilyon lira olduğu belirtildi. Ekonominin net finansal açığının milli gelire oranı 1,97 puan artışla yüzde 24,7'ye çıktı. Sektörlere bakıldığında hane halkı ile yurt dışı yurt içindeki diğer sektörlerden alacaklı, şirketler ve genel yönetim ise borçlu konumda bulunuyor. Hane halkının finansal varlıklarının yaklaşık yüzde 54'ünü para ve mevduat oluştururken, yükümlülüklerinin tamamına yakınını krediler oluşturuyor.

Serbest ticaret ve yatırım mesajı

Şimşek konuşmasında, korumacılığın küresel finans krizinden bu yana dünya ekonomisinin "yeni normali" haline geldiğini söyleyerek Türkiye'nin buna yanıtının daha fazla ortakla kurallara dayalı ticaret ilişkileri geliştirmek olduğunu ifade etti. Japonya, Endonezya, Körfez ülkeleri ve Kanada ile serbest ticaret anlaşmaları müzakere edildiğini, Gümrük Birliği dahil 54 serbest ticaret anlaşması bulunduğunu belirtti. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili yatırımlar için piyasa faizinin yaklaşık üçte biri oranında faizle, 10 yıl vadeli ve 2 yıl geri ödemesiz yatırım taahhütlü avans kredisi sunulduğunu da hatırlattı.

Vatandaşa yansıması

Kamu borcunun milli gelire oranının düşük olması, devletin ekonomik şoklar karşısında harekete geçebileceği bir alan bırakıyor. Ancak borcun yarısından fazlasının döviz cinsinden olması ve faiz giderlerinin bütçede giderek büyük yer tutması, uzmanların yakından izlediği riskler arasında. 2027 bütçesinde faiz ödemelerine ayrılan payın artması da bu nedenle tartışma konusu oluyor.