Kredi Borcunu Ödeyemeyen Artıyor! Fitch'ten Türk Bankalarına Uyarı

Fitch'in Türk bankaları raporuna göre takipteki kredi oranı yüzde 3,3'ten 3,5'e yükseldi, kâr marjları fonlama maliyetleri nedeniyle daraldı. Kuruluş, faiz indirimleriyle 2027'de rahatlama bekliyor.

Kredi Borcunu Ödeyemeyen Artıyor! Fitch'ten Türk Bankalarına Uyarı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türk bankacılık sektörüne ilişkin üç aylık izleme raporunu yayımladı. Raporun en dikkat çeken bulgularından biri, kredi borcunu zamanında ödeyemeyenlerin payındaki artış oldu. Fitch'e göre bankaların takipteki kredi oranı yükselirken kârlılık da artan fonlama maliyetleri nedeniyle belirgin şekilde geriledi.

Kredi Borcunu Ödeyemeyen Artıyor! Fitch'ten Türk Bankalarına Uyarı

Takipteki krediler yüzde 3,5'e çıktı

Fitch'in "Türk Bankaları İzleme Raporu"na göre rapor kapsamındaki bankaların ortalama takipteki krediler (NPL) oranı, 2026'nın ikinci çeyreği sonunda yüzde 3,3'ten yüzde 3,5'e yükseldi. Yeni takibe düşen kredilerin oranı da yüzde 2,1'den yüzde 2,2'ye çıkarak yüksek seviyesini korudu. Bu rakamlar, yüksek faiz ortamında hem bireylerin hem de şirketlerin borç ödemekte daha fazla zorlandığını gösteriyor.

Takipteki kredi, borçlunun taksitlerini uzun süre ödeyemediği ve bankanın alacağını tahsil etmekte zorlandığı için yasal takibe aldığı krediler anlamına geliyor. Bu oranın yükselmesi, bankaların yeni kredi verirken daha seçici davranmasına ve kredi koşullarını sıkılaştırmasına yol açabiliyor.

Kâr marjları neden daraldı?

Fitch, bankaların ortalama faaliyet kârının risk ağırlıklı varlıklara oranının ikinci çeyrekte daha da zayıfladığını belirtti. Rapor kapsamındaki bankalarda bu oran ilk çeyrekteki yüzde 3,9'dan yüzde 2,6'ya, sektör genelinde ise yüzde 4,6'dan yüzde 3,3'e geriledi.

Kuruluşa göre bu düşüşün başlıca nedenleri; İran savaşının patlak vermesinin ardından artan fonlama maliyetlerinin yol açtığı marj daralması, swap maliyetlerindeki yükseliş ve faaliyet giderleri üzerindeki süregelen enflasyonist baskı. Başka bir deyişle bankalar mevduata daha yüksek faiz ödemek zorunda kalırken, kredilerden elde ettikleri getiri aynı hızda artmadı.

Faiz indirimiyle 2027'de rahatlama bekleniyor

Fitch, lira faizlerinin uzun süre yüksek kalacağını ve enflasyonist baskıların 2026 yılı boyunca bankaların kârlılığını zorlamaya devam edeceğini öngörüyor. Ancak kuruluş, 2026'nın sonlarında faiz indirimlerinin yeniden başlamasıyla birlikte bu baskının 2027'de hafiflemesini bekliyor. Bu değerlendirme, Merkez Bankası'nın faiz patikasını bankacılık sektörünün kârlılığı açısından da belirleyici hale getiriyor.

Sermaye yeterliliği sabit kaldı

Rapora göre bankaların ortalama Tier 1 sermaye oranı ikinci çeyrek sonunda yüzde 11,5 seviyesinde sabit kaldı. Fitch, bunun kârların hafifçe zayıflamasını ve kredi büyümesinin yavaşlamasını yansıttığını belirtti. Sermaye tamponunun korunması, sektörün artan takipteki kredilere karşı direncini sürdürdüğüne işaret ediyor.

Döviz mevduatının payı geriledi

Fitch'in raporu, bankalardaki döviz mevduatının payında da düşüş olduğunu ortaya koydu. Kapsamdaki bankalarda döviz mevduatlarının toplam mevduat içindeki payı yüzde 38,1'den yaklaşık yüzde 35,3'e indi. Toptan döviz fonlaması ise toplam fonlamanın yüzde 20'si civarında sabit kaldı. Fitch, yılın geri kalanında bankaların yurt dışı borçlanmalarının piyasa koşullarına göre şekillenmeye devam edeceğini öngörüyor.

Fitch raporları neden önemli?

Fitch, Moody's ve S&P ile birlikte dünyanın en etkili üç kredi derecelendirme kuruluşundan biri. Kuruluşun bankalara ilişkin değerlendirmeleri, Türk bankalarının yurt dışından borçlanırken ödeyeceği faizi ve yabancı yatırımcıların sektöre bakışını doğrudan etkiliyor. Bankaların yurt dışından daha pahalıya borçlanması ise zamanla yurt içindeki kredi faizlerine de yansıyabiliyor. Bu nedenle sektör raporlarında yer alan takipteki kredi ve kârlılık verileri, yalnızca bankaları değil kredi kullanan her vatandaşı dolaylı yoldan ilgilendiriyor.

Kredi kullananlar için ne anlama geliyor?

Takipteki kredilerin artması ve kârlılığın düşmesi, bankaların risk iştahını azaltabiliyor. Bu da özellikle kredi notu düşük olan ya da düzenli geliri bulunmayan kişilerin kredi ve kredi kartı limiti almasını zorlaştırabiliyor. Uzmanlar, mevcut borçlarını yapılandırmakta zorlananların taksitleri aksatmadan önce bankalarıyla görüşmesini, kredi kartı borçlarında asgari ödeme tuzağına düşülmemesini öneriyor.

Kredi notunu korumak için taksitlerin son ödeme tarihinden önce ödenmesi, kart limitlerinin tamamının kullanılmaması ve kısa süre içinde çok sayıda kredi başvurusu yapılmaması gerekiyor. Gecikmeye düşen bir borç, kredi notunu hızla düşürerek ileride alınacak kredilerin faizini yükseltebiliyor ya da başvurunun reddedilmesine yol açabiliyor.